DÜNYAYI ÖLÜLER YÖNETİR

Gürbüz Azak
09 Nisan 1997 TÜRKİYE GAZETESİ
 
Evet ya... Kimsenin şüphesi olmasın, dünyayı ölüler yönetir. Biz diriler de ufacık bir mevki verildiğinde kasım kasım kasılır, böbürlenir, kendimizi dev aynasında görürüz.
Dünyayı ölüler yönetir efendim.
Yaşayanlar sadece işaretleri takip eder.
Ölülerin gösterdiği hedeflere, istikametlere, heveslere doğru yönelir.
Bugünkü CHP’nin başında hâlâ İsmet Paşa vardır.
DYP, rahmetli Menderes’in heyecanlarını yüklenmiştir.
Bilelim, MHP’nin de üzerinde Alparslan Türkeş’in eli, gözü, hayalleri gezinip duracaktır. Dün edebî âleme uğurladığımız Türkeş, yitirilmiş bir lider olmayacaktır.
Ölüler, dirilerden kuvvetlidir çünki.
Ölüler yorulmaz.
Ölüler, elini, eteğini kat’iyyen çekmezler.
Gazi Osman Paşa, Kazım Karabekir, Sokullu Mehmet Paşa şimdi bile nice kurmay subayın hocası değil midir?
Koca Fatih. Yavuz Selim, Mimar Sinan, Çallı İbrahim, Mehmet Akif örnek ve hedef karakter değil midirler?
Dahası:
Hoca Ahmet Yesevî, Yoksul Yunus, Emir Sultan; arayıp sorduğumuz, dört elle sarıldığımız, gün gelince sığındığımız kıymetler değil mi?
Boşa yorulmayalım...
Dünyayı ölüler yönetir.
Ölüler, dirilerden daha güçlüdür.
Rahmetli Türkeş, bir ideal adamdı. Türk siyasetine; (kim ne derse desin) dinamizm aşılanan, aklı başınidakileri sarsan, düşünmezleri düşündüren o alperen, görevini bundan sonra da aynı ağırlıkta sürdürecek.
Sevilmek kolay değildir.
Tam 35 yıl kitlelerce baş üstünde tutulmak kolay değildir.
Bu işin bir sırrı olmalı.
Dikkat ederseniz; muârızları, onu anlamak istemeyen yazar-çizer takımı bile son anda hakkı teslim zorunda kaldılar ve "O bir denge ve istikrar adamıydı" demeğe başladılar.
Türkeş, ölürken bile dost olmayanları hizaya soktu.
Ölüler dirilerden daha güçlüdür.
Dünyayı ölüler şekillendirir, toparlar ve yönetir.
Ölülerin izni olmadan diriler su bile içemez.
Göreceksiniz; politik hayatımızda önemli ve müspet değişiklikler yapılacak, Türkeş sonrasında ve onun siyasetinde Türk siyaseti gerçek akorduna kavuşacaktır.
Mahzun olmayınız, telaşlanmayınız.
Ve O’nu, bırakıp gitti sanmayınız.
Hizmetleri devam edecektir.
Ölüler dirilerden kuvvetlidir çünki.
Ölüler yorulmaz ve usanmaz. Ölüler dünyadan elini eteğini kat’iyyen çekmezler.
Dünyayı ölüler yönetir.
Biz sadece onların gösterdiği hedeflere, istikametlere ve ideallere doğru koşarız.
Albayım... Haksız mıyım?
Ünlü ve güçlü şair Mehmet Zeki Akdağ, rahmetli için henüz mürekkebi kurumamış, müstesna bir şiir kaleme aldı. İlk siz okuyacaksınız. Zevkle, iftiharla gözyaşlarımla sunuyorum.

AĞIT-DESTAN-DİLEK
- Ulu Başbuğ Alparslan Türkeş’in aziz ruhuna-
Yüce bir Türk göçtü küçük dünyadan
Büyük milletimin başı sağolsun...
Çaresizlik gençlerde boy vermesin
Gönüller ışıklı, başlar dağ olsun...
Hepimizi mukaddesler çağırır
Sevgileri gözyaşıyla yoğulur
Mükemmeli büyük acı doğurur
Senlik-benlik kavgaları yoğ olsun...
Canlar canlarına can aydın desin
Aynalar yüzlere tan aydın desin
Kuzular toprağa günaydın desin
Ülkemizin bereketi çoğ olsun...
Uzak durmalıyız garezden kinden
İnsanı çıkarır iki söz dinden
Utanmasın geçmişimiz bu günden
Bozkurtlarım oba oba beğ olsun..
Öfkeye kapılıp uğrama hışma
Kulak ver nabzına zamansız coşma
Işıklansın dallar, su versin çeşme
Kıraç yurdum yeşillensin bağ olsun..
Yerinde ceylan ol yerinde arslan
Helâl fikirlerin sütüyle beslen
Öyle sevecen ol, onurla süslen
Gönüllerin ördüğü bir ağ olsun..
Şahlansın yürekler yurdumuz için
El ele verelim derdimiz için
Barışa susamış ordumuz için
Türklüğe adanmış yüce çağ olsun...
Şeytan hamurunu yoğuramasın
Kavga şimşeğini çağıramasın
Belâ bulutları doğuramasın
Bayrağımız yurdumuza göğ olsun...

Mehmet Zeki AKDAĞ