O, BİR ÜMİTTİ SONRA GERÇEK OLDU

ÖMER ÖZTÜRKMEN
TÜRKİYE GAZETESİ - 09 NİSAN 1997

O, her zaman büyük bir ümit oldu. Irkçılık ve Turancılık davasında da bir ümitti, 27 Mayıs ihtilâlinde de...
Irkçılık ve Turancılık davasında 23 gencimiz haksız yere yargılanırken aralarında bir ordu mensubunun bulunması tek teselli idi... Çünkü hareketin bir macera değil, milliyetçilik gibi, vatanseverliğin tezahürü olduğu, aralarında genç bir ordu mensubu teğmenin bulunmasından belliydi...
27 Mayıs hareketinde ise milliyetçi ve muhafazakâr şahsiyetiyle onun bulunmuş olması bir ümit, bir sigorta gibi gelmişti bize.
Hareketin bir komünizm tehlikesine karşı sağlam unsurlar taşıdığını onun ve arkadaşlarının varlığıyla anlıyor ve teselli buluyorduk.
Biz ordunun milliyetçi, Türkçü ve peygamber ocağı olduğuna inanıyor ve onun bu hareketin içinde olması bize huzur veriyordu.
Solun en azgın dönemi olan 1970’lerde de onun siyaset arenasında harekete geçirdiği ülkücülerle, yabancı ve dış tehlikeleri önlediğini kimse inkâr edemez...
Evet o her zaman bir ümitti...
Toplumsal hayatımızın ve özellikle iç ve dış siyasetimizin bir emniyet supabı haline gelmişti... Bizler bir hareketin içinde Türkeş var mı yok mu hesabını yapıyor, varsa güven duyuyor, yoksa o hareketi şüphe ile karşılıyorduk.
Ben şahsen onun ordudan gelmesine ve otoriter şahsiyetine rağmen onun kadar demokrat ve hoşgörülü pek az lider tanıdım... 1973-1978 arası 5 yıl boyunca çıkardığımız Ortadoğu Gazetesi günlerinde bir defa olsun yayınımıza karıştığını hatırlamıyorum... Ancak iltifatlarını da hiçbir zaman eksik etmemişti...
Evet son seçimlerde Meclis dışında kalmasına rağmen O ve partisi yine bir ümit olarak kalbimizde yerini almıştı... Siyasî hayatımızdaki gerginliği yumuşatan, temaslarıyla liderleri sükûnete ve sağduyuya davet eden yine o idi... Türkeş, bir barış, bir uzlaşma sembolü olmuştu.
Fakat onun bize miras olarak bıraktığı en büyük ümit arkasında bu davaya baş koyan milyonlarca ülkücü oldu...
Toplum hayatımızın huzur ve geleceği onların varlığı ile daha sağlam temellere oturdu.
O bir ümitti... O ümitler şimdi gerçek oldu... Nur içinde yat sevgili Başbuğ...